“Çocuklarınızı çokça öpün! Her öpücük karşılığında cennette bir derece alacaksınız.Hz. Muhammed (s.a.v.)

25 Mart 2011 Cuma

Seni hiç unutmayacağız güzel insan !

MEKANIN CENNET OLSUN...

Gülefer Yazıcıoğlu, eşinin helikopter kazasının yaşandığı Kahramanmaraş'a gitmeden önceki Sivas'taki son gecesini anlattı. Kendisinin Ankara'da olduğunu ancak Sivas'tan bağımsız aday olarak giren eşinin seçim çalışmalarından ötürü Sivas'taki evlerini kullandığını anlatan Gülefer Yazıcıoğlu, eşinin gece saat 12'den sonra özel aracına binerek yanındaki şoförüyle tüm Sivas'ı dolaştığını aktardı. Aracı kendisinin kullandığını dile getiren Yazıcıoğlu, gezi sırasında Türk sanat müziği dinlediğini ifade etti.
Sivas'ı cadde cadde, sokak sokak iki saat boyunca gezdiğini dile getiren Yazıcıoğlu, eşinin son gecesini şoföründen dinlediğini belirterek şöyle devam etti: "Daha sonra kaldığı eve gelmiş. Belki çok az uyumuş ya da uyumamış. Kalkıp teheccüd namazı kılmış. Namaz kıldığı seccadeyi, sonra yanına dürerek bırakmış. Ardından o gece rahleydeki Kur'an'dan Rahman süresini okumuş ve Kur'an-ı Kerimi Rahman süresini açık olacak şekilde açık bırakmıştı.
Kullandığı odayı, itinalı bir şekilde düzeltmiş. Tüm eşyalarını valizine koymuş. Ankara ve Sivas'taki evin anahtarını, sanki o eve bir daha dönmeyecekmiş gibi valize koyarak kapıyı çekmiş. Anahtar evin içinde kalmış. Hayatını kaybettikten sonra eve, evin bakımını üstlenen kişiden aldığımız anahtar ile girdik. Ev çok itinalı ve düzenliydi."BURADAN yazının devamını okuyabilirsiniz.

 Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum..

Muhsin YAZICIOĞLU

24 Mart 2011 Perşembe

Kara kuzudan inciler

 
Hani bazı insanların çene yapıları farklıdır ya... İşte babamızın da çenesinin tam ortasında bir çizgi var bu nedenle Kara kuzuya bir konuşma esnasında  babanın çenesi çatal çene demiştim. Bu  konu nerden çıktı hatırlamıyorum   ..............
Aradan bir kaç ay geçti; ben unuttun tabi bu  bu çatal çene olayını  .Geçenlerde  Kara kuzum ''Anne ben kaşık çene miyim?'' diye sorunca ilk başta  anlamadım aradan bir  5-10 dk geçti. Jeton düştü  bende. Baya   bir güldüm tabiii.
Evet kızım baban çatal çene,sen kaşık çene  bende kepçe çene...
Her çene mevcut bizim evde....:)

23 Mart 2011 Çarşamba

Çeşitli salavâtlar ve özellikleri

1- İbrâhimiyye salavâtı
(Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli Ibrâhîm ve bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhamed, kemâ bârekte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme fi'I- âlemîn inneke hamîdün mecîd).

"Allah'ım! Hz. İbrâhim ve Ehl-i beytine rahmet eylediğin gibi Muhammed'e ve Ehl-i beytine de rahmet eyle. İbrâhim ve Ehl-i bey-tini mübarek kıldığın gibi Hz. Muhammed'e ve Ehl-i beytini de mübarek kıl. Şüphesiz sen hamde lâyıksın ve yücesin".

İmam Mâlik, Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî gibi hadis âlimlerinin eserlerine aldıkları ve "İbrâhimiyye" adıyla bilinen bu salavât-ı şerîfe en önemli salavâtlardan biridir ve çokça okunmalıdır. İmam Nevevî ve diğer bazı âlimler, İbrâhimiyye salâvâtınm en üstün salavât şekli olduğunu belirtmişlerdir. Buhârî, el-Edebü'l- müfred'inde (hadis nr. 641), bu salavâtla ilgili olarak Hz. Peygam- ber'den nakledilen şöyle bir rivayete yer vermektedir: "Kim bu salâtı okursa, ona kıyamet günü şehadet ve şefaat ederim". Bunu bin kere okumanın, Efendimizi görmeye vesile olacağı da söylenmiştir (Süleyman Uludağ, "Delâilü'l-hayrât", DM, IX, 113; Buhârî, "Enbiyâ", 10; Tirmizî, "Vitr", 20; Darîmî, "Salât", 85; Mâlik, el-Muvatta, I, 165; Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 162, 199; III, 74; IV, 118-119; Nebhânî, Efdalü's-salavât, s. 56).

İmam Nevevî, bu salâtın, Buhârî ve Müslim'in sahihlerinde yer aldığı için diğerlerinden daha üstün olduğunu belirtmiştir. Hz. Pey- gamber'e en üstün bir lafızla (ifadeyle) salâtü selâm okuyacağına yemin eden bir insanın bunu okuması halinde yemininin yerine geleceği de söylenmiştir (Nebhânî, Efdalü's-salavât, s. 59).

HABER 7.COM 'dan alıntıdır.

18 Mart 2011 Cuma

Hayırlı Cumalar

Öyle bir gün hayal edelim  ki;
'' Efendimiz önde bizler arka safta durup Rabbimizin nurceamlini seyredelim..Tam gözlerimiz dolmuş ağlayacakken......Artık sizn için gözyaşı yoktur,bu gün mutlu olma günü denilse......
.Rabbim Peygemberimizin yüzü suyu hürmetine bizleride  o mutlu günde ailmizle sevdiklerimizle  mutlu olan insanlardan eylesin inşallah...(Amin)
Dualarda unutulmamak dileğiyle Hayırlı Cumalar

9 Mart 2011 Çarşamba

Bize nazar mı değdi ne:

Bloğların kapatılmasından mıdır nedir içimden hiç yazmak gelmiyor. Yazacağım  şeyler birikmesine rağmen hevesim baya kırıldı..... Kızıma küçük bir anı olması için çıkmıştım  bu yola ama nerde son bulur bilemiyorum

 Karakuzumun kolu 2 haftadır alçıda.Neden mi?Annemin rahatsızlığından dolayı baya bi hastanelerden koştururken kızımı biraz ihmal ettim. Okulda arkadaşı Samet'le  oynarken düşmüş baya bi ağlamış akşam eve geldiğinde anne kolum acıyor ,düştüm dedi. Hiç önemsemedim sadece krem sürdüm masaj yaptım geçeceğini düşündüm. 3 gün böyle sürdü. Baktım geçeceği yok doğru doktora gittik. Flim çekildi. Kolunda kırık var deyince doktor çok şaşırdım kafamdan kaynar sular döküldü desem yeridir.. Hiç beklemiyordum.Çünkü çok az bi şişlik vardı .Hemen alçıya alındı. Karakuzum 3 gündür kırık koluyla  okula gitmişti. Nasıl içim açıdı. Doktor bey neden biz kırığı bilemedik,ya kendi kendine kaynasaydı  dedim
Çocuklarda ki kırıklar büyüklerdeki gibi olmaz,.yaş bir dalı düşün ; kırmaya çalışsak sadece eğeriz ama kuru dal çat diye kırılır dedi. Eğer kendi kendine kaynasaydı bir zorlama esnasında yine aynı yer kırılır ve çok ağrı yapardı dedi. Aman arkadaşlar siz siz olun çocuğunuz düştüğünde acıdığını söylemişse hemen doktora götürün ihmal etmeyin.Şükür şimdilik iyiyiz tek sıkıntımızın sağ kolumuz olması.Ama alıştık artık. Çalışan annenin çocuğu olmak bu kadar zor işte. Bırakacak yerimiz olmayınca okula devam etmek zorunda kaldı...Böyle durumlarda eş dost,akraba  anneanne, babaanne aranıyor.Ama bu koskoca şehirde  Dursun teyzemiz den (eski bakıcımız)dan başka kimsemiz yok ..Arada onada bıraktım sağolsun.....

Dün akşam yemek hazırlarken Karakuzum anneciğim Dünya Kadınlar Günün kutlu olsun diyerek bu hediyeyi verdi bana . Okulda hazırlamışlar. Çok mutlu oldum.Ama babamız hatırlamadı nedense. Gerçi hiç bir şeyi hatırlamaz ki bunu hatırlasa....Bir elde onun vermesini isterdim. Ama nerdeeeeeee...
 Sonunda beklenen kar geldi. Ve  şu anda Mart gerçekten kapıdan baktırıyor. Eğerehafta sonu alçımız çıkarsa Karakuzumla kardanadam yapacağız. Havuç,zeytin hazırlandı bile...Gerçekten zaman o kadar hızlı akıp gidiyor ki kendimi çok yaşlanmış hissediyorum. Hiç bir şeyde hevesim kalmadı. r.Karakuzum öyle Hamzanın gelmesi için dua ediyor. Anneciğim Hamza neden gelmiyor ,yoksa sen dua etmiyormusun? deyince söyleyecek söz bulamadım. Dedim ya kendimi yaşlanmış hissediyorum hiç koşdurmacaya takatim yok ne yapacaz bilemem.:)

7 Mart 2011 Pazartesi

Yıldızlar birer birer kayıyor.

 Konya  dün Tahir Hocasını ebedi yolculuğuna uğurladı.Acımız  gerçekten büyük..Kapu Camisinin aziz cemeati...  diye söze başlar .Akif'ten Mevlana'dan   bahsederdi .Osmanlı'nın manevi değerlerine sahif çıkardı.Bizim Allah'ımız var,Peygamberimiz var derdi. Cemeatine güç verirdi.Biz  onu çok sevdik,unutmayacağız.Rabbim merhametini ,rahmetini üzerinden eksik etmesin. Cemaliyle şereflendirsin..Bizler senden razı idik. Rabbimde senden razı olsun.Mekanın Firdevs Cenneti olsun  HOCAM.

Tahir Büyükkörükçü kimdir?

Ömrünü İslama adayan Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi, 1925 yılında Konya'da doğdu. Konya'nın Meşhur hocaefendilerinden Hacı Veyiszâde Mustafa Kurucu Hoca'dan Hadis dersleri aldı. Hayran olduğu Mahmud Sami Ramazanoğlu hazretlerinden de manevi ders alan Tahir Büyükkörükçü, askerlik dönüşü, eski garaj civarındaki Boncuk Camii'nde imamlığa başladı. Çeşitli camilerde verdiği vaazlara ilgi her geçen gün arttı. Zamanın Diyanet İşleri Başkanı Ahmed Hamdi Akseki'nin Konya'ya gelişinde vaazını dinlediği Tahir Hoca, prosedür gereği yapılan bir imtihanla 1951 yılında Konya merkez vaizliğine tayin edildi. 1965 yılında da Konya müftüsü oldu. Yedi yıla yakın devam eden müftülük döneminden sonra kendi arzusu ile tekrar kısa bir süre vaizlik yaptı ve 1973 yılında emekliye ayrıldı. 1977 yılında Milli Selamet Partisi'nden Konya milletvekili olarak Meclis'e girdi. 12 Eylül darbesinde tutuklandı; 'İslâmî esaslara dönülmesini ve İslâmî devlet kurulmasını istediği' iddiasıyla askeri mahkemece yargılanarak, 11 ay cezaevinde kaldı.
Başta Mahmud Sami Ramazanoğlu hazretleri olmak üzere Lâdikli Hacı Ahmed Efendi, Hacı Veyis Zade Mustafa Efendi, Muhammed Harrani Hazretleri, Musa Topbaş Efendi, Muhammed Zahid Kotku Hocaefendi, Mekkeli Üstad Muhammed Alevi Maliki, Yahyalılı Hacı Hasan Efendi, Necip Fazıl, Ali Ulvi Kurucu Hocaefendi, Havlucu Ahmed Efendi, Konyalı Dişçi Mehmed Efendi gibi alimler Tahir Büyükkörükçü Hocaefendiyi ziyaret edenler arasındaydı.
CİHAN   -   05.03.2011 - 11:31