“Çocuklarınızı çokça öpün! Her öpücük karşılığında cennette bir derece alacaksınız.Hz. Muhammed (s.a.v.)

28 Ekim 2010 Perşembe

Bebek Hırkası

Pzt günü Karakuzunun rahatsızlığından dolayı işe gitmediğimi  yazmıştım. Tv  izlerken  TRT 1 Göz Nuru Proğramı'nda bu  bebek hırkasını görünce bayıldım Ne kadar hoş. Hemen örmek istiyorum en kısa zamanda  ama önce yeleğimi tamamlamam lazım. Çok basit görünüyor  anlatılırken dikkatlice  dinledim.

8 numara şişle biraz kalın iple 72 ilmek başlanıyor ve 20 sıra selanik örülüyoruz. Hırka bütün olarak örüldüğünden örgümüzü 3 kısma ayırıyoruz. . (18-36-18 olacak şekilde)
18 ilmek 10 sıra bir ters 1 düz olacak şekilde lastik örgü şekinde örüyoruz. Yaka oyuntusu  için  4 defa 2 şer kesildikten sonra 10 ilmek kalınca iki sıra daha lastik   örüp bu 10 ilmek beklemeye alınıyor. . Diğer ön bölüm içinde aynı işlem tekrar ediliyor.
Arka bölümdeki 36 ilmekte aynı şekilde 20 sıra  lastik örgü örülüyor.Burada dikkat etmemiz gereken kısım yaka oyuntusu ve yakayı örmek.Şişimizde 10 ilmek ön+36 ilmek arka+10 ilmek ön olmak üzere 56 ilmek kalıyor.10 ilmek arkadandan alınınca 10 ilmekte ön tarafta vardı .Toplam 20 ilmek  iki sıra daha örülüyor ve kapatılıyor. Diğer yan taraf içinde aynı işlem yapılıyor. Arkada 16 ilmek kalıyor. Şişimize ön taraflardan 13er   ilmek alıyoruz Toplam 13+16+13 =42 ilmek oluyor. 8sıra daha selanik örüp kapatıyoruz.
Kollar için22 ilmek başlanıp 21 sıra selanik örülüyor.
Biraz karışık oldu ama umarım anlatabilmişimdir. Haydi herkese kolay gelsin. Bu arada yan taraf düğme yeri açmayı unutmalayım.Daha ayrıntılı anlatımı için buraya  buyrun.

26 Ekim 2010 Salı

FAKİRLİĞİN SEBEPLERİ (Marifetnameden)




1. Günah işlemek
2. Yalan söylemek
3. Sabah vakti uyumak
4. Bir gün bir gecede sekiz saatten çok uyumak
5. Soyunup çıplak yatmak
6. Çıplak iken abdest bozmak
7. Bir yanı üzerine yaslanıp ekmek yemek
8. Ekmek kırıntılarını yere dökmek
9. Cenabet iken ağzını yıkamadan yemek
10. Soğan ve sarımsak kabuklarını yakmak
11. Geceleyin evi süpürmek
12. Çöpleri evin içinde biriktirmek
13. Yaşından büyüklerin önünde yürümek
14. Anne ve babasını isimleri ile çağırmak
15. Eline geçen çer çöple dişlerini kurcalamak
16. Toprak ve çamur ile ellerini ovalamak
17. Eşik üzerinde oturmak
18. Kapının bir kanadına dayanmak
19. Helada abdest almak
20. Elbisesini üzerinde dikmek
21. Yüzünü yıkayınca yeniyle ya da eteği ile silmek
22. Evde örümcek yuvasını saklamak
23. Namazı kılmada gevşek davranmak
24. Sabah namazını kıldıktan sonra camiden erken çıkmak
25. Her sabah çarşıya erken gitmek
26. Çarşıdan eve geç dönmek
27. Dilencilerden ekmek kırıntılarını satın almak
28. Kendi evladına beddua etmek
29. Biti ateşe atmak
30. Gece kapların ağzını açık bırakmak
31. Mumu, kandili nefesle söndürmek
32. Boğumlu kalemle yazmak
33. Dişi kırık tarakla taranmak
34. Anne, baba ve üstadına duayı unutmak
35. Sarığını otururken sarmak
36. Ayak donunu ayakta giymek
37. Dilenciye kızıp boş çevirmek
38. Kısıp ihtiyacından az harcamak
39. İsraf edip haddinden çok harcamak
40. Geçim işlerinde gevşek davranmak
41. Kapısız evde yalnız yatmaktır.

Bir köy var uzaklarda......


 ( Hasan Karakaya'nın bu günkü  köşe yazısını okurken çok duygulandım. M. Yazıcıoğlunu'nun adını  böyle  yardım seferberliğinde  yaşatmak için  çalışmak........)

BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu’nun görevlendirmesi ile Pakistan’a giden ve oradaki “sel felâketi”nin yol açtığı “yıkım” ve “mağduriyet”leri yerinde gören Muhittin Açıcı, döndükten sonra “izlenim”lerini Yalçın Topçu’ya anlatmış...
Ve o anda karar vermişler:
“Pakistan’da ev inşa edelim.”Ama, nasıl?..
İçerisinde birer “mescid”in de yer aldığı “en az 20’şer konutluk 5 kalıcı köy” inşa edelim!.. Öyle ya; “mescid”le birlikte “20 hanelik bir köy”ün maliyeti 115 Bin Dolar civarında...

Yani, “İstanbul’da bir daire fiyatı!”
Düşünebiliyor musunuz;
“İstanbul’da bir daire fiyatı”na, Pakistan’da bir “köy” kurulabiliyor...
Kolları sıvayan BBP’liler, İHH ile de temasa geçerek, “ilk köy”ün temelini atmışlar.
Adı, Muhsin Yazıcıoğlu Köyü.
ADI PAKİSTAN’DA DA YAŞAYACAK!

İşte bu köyün açılış töreni Kurban Bayramı’nda yapılacak...
Açılışa Genel Başkan Yalçın Topçu ve merhum “Muhsin Başkan”ın eşi Gülefer Hanım da katılacak... Bu arada, “kurban”lar kesilecek, “sel mağdurları”na dağıtılacak...
Sizin anlayacağınız;
Geçen yıl, “şüpheli bir helikopter kazası”nda kaybettiğimiz merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun adı, artık Pakistan’da da yaşayacak.
Elbette, güzel bir girişim...
Çünkü, merhum Muhsin Yazıcıoğlu için, “ne yapılsa az”dır...

O, “her güzel şeye lâyık”tır.
“BBP kurmayları”nın böyle güzel bir işe soyunması da, her türlü övgüye lâyıktır.
Ki, onlar, “inşa edecekleri diğer 4 köy”ün isimlerini de Aliya İzzetbegoviç, Mehmet Akif Ersoy, Hoca Ahmet Yesevi ve Şeyh Şamil olarak tesbit etmişler ki; bunu da takdirle karşılamak gerekir.

İnşallah, BBP’lilerin kuracağı “5 köy”e yenileri de eklenir... Meselâ Said Nursî Hazretleri’nin, M. Zahid Kotku Hazretleri’nin, Ahıskalı Ali Haydar Efendi’nin ve daha nice “değer”imizin isimleri, niye yaşamasın o “köy”lerde?..
Dilerim, “hassasiyet”ler artar ve Pakistanlı Müslümanlar “aç ve açıkta” kalmazlar.
Onlar bizi “yalnız” bırakmadılar, biz de onları “yalnız” bırakmayalım.
Gösterelim “dost”luğumuzu...
 yazının devamını  buradan  okuyabilirsiniz....

Bir Güneş Doğdu

Bu güzel ilahiyi Karakuzum dilinden düşürmüyor.Sözleri çok güzel . Buyrun buradan beraber dinleyip  söyleyelim.

Beş Yüz Yetmiş Bir"de Bir güneş doğdu:
Adı Muhammed"ti .İlk sözü ümmet.

Babasıydı Abdullah, Annesiydi Amine,
Süt annesi Halime, Doğdu Cennet evine.

Bastı altı yaşına, Kaldı bir tek başına,
İnci gibi annesi,Üzüntüler boşuna.

Hak dindirdi her yaşı,Dedesiyle amcası,
Hemen kanat gerdiler, Büyüdü gül goncası.

Kırk yaşına gelince, Peygamberlik verildi,
Allah birdir deyince, Putlar yere serildi.

25 Ekim 2010 Pazartesi

Okulu astık bu gün:(



Pazar günü Dursun teyzemize  boya badana işleri  için yardıma gitmiştik. Karakuzum  gayet iyiydi. Akşam birden karnım ağrıyor diye ağlamaya başladı. Sanırım kabız olmuştu.Bitki çayı yaptık masaj derken uyudu kaldı. Sabah okula göndermedim. Zaten bende baya yorulmuştum bende izin aldım işe gitmedim.. Bütün gün evde birlikte oturduk.O kadar mutluydu ki beraber olmamızdan  sanırım asıl mesele  birbirimizi çok özlüyor olmamızdı...Keşke bende Callio'nun annesi gibi ona karşı  her zaman yumuşak ve sabırlı olabilsem.Ama nerde.........

22 Ekim 2010 Cuma

Asr suresinin büyüklüğü


Euzübillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim
1.Vel asr.
2.İnnel insane lefihüsr
3.İllellezine amenu veamilussalihati vetevasavbilhakki vetevasavbissabr..

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.
1. Asra yemin ederim ki
2. İnsan gerçekten ziyan içindedir.
3. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.
 
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
“Kim Asr sûresini okursa, Allahü teâlâ onun günahlarını affeder. Hakkı ve sabrı tavsiye edenlerden olur.”

Ebû Huzeyfe buyurdu ki:
"Resûlullahın Eshâbından iki kimse karşılaştıklarında, biri diğerine Asr sûresini okumadan ayrılmazlardı. Sonra biri diğerine selâm vererek ayrılırlardı."
İmâm-ı Şâfiî buyurdu ki:
"Kur´ân-ı kerîmde başka hiçbir sûre nâzil olmasaydı, şu pek kısa olan Asr sûresi bile, insanların dünya ve âhiret saadetlerini te´mine yeterdi. Bu sûre, Kur´ân-ı kerîmin bütün ilimlerini içine alır."

RABBİMİZ BİZİ ASR SURESİNİ ANLAYIP İDRAK EDENLERDEN EYLESİN.Amin

Karakuzuma yelek başladım.


Kızıma uzun zamandır bi şeyler örmedim .Aslında her gün örgü sitelerini dolaşmaktan büyük bir zevk alırım .Ama iş örmeye gelince zaman yok.Akşamları vaktimin büyük bir kısmını   kızıma ayırıyorum. Çok yoğunuz çok .. Biraz sayı biraz çizgi çalışması biraz boyama   yaptıktan sonra sıra Elif Cüzüne geçiyoruz.Şimdi  Cüzde üstüne  geçtik çok hevesli ama ezberimiz zayıf biraz .Sure öğretmekte çok zorlanıyorum. Şimdi Kunut Duasına geldik.Ama nasıl öğreteceğim ..... Acaba bu duayı atlasam mı diyorum. Her akşam öğreteceğim sure  veya duayı birkilte  en az 10 kere tekrar ediyoruz. Aslında bana da iyi oluyor çünkü bende anlamlarını merak ediyorum. Bu kadar çalışmadan sonra Karakuzu  9.30 da  mutlaka uykuya geçmeli.Sonrasında da  mutfağı topla ,çamaşır topla dağınıklığa hiç tahammül edemem. .Yemek yapma konuşunda   üşengecim biraz. Yemesini severim ama......Üşenmediğim tek müzik eşiliğinde  temizlik. yapmak...Keşke mutfakta  bir ahçım olsaydı...Hamarat bayanlara şaşıyorum  özellikle komşum Hilal Hanıma  hem iş,hem çocuk nasıl bu kadar üretken oluyor..Bu yelek ne zamana biter bilinmez ama ilk defa 3 lü saç örgüsü  ördüm. İstediğim gibi olmasa da yinede idare eder.Yeleğin alt kısmını  becerebilirsem nohut örneği yapacağım inş.Yeleğimin ayrıntıları için buraya buyrun

20 Ekim 2010 Çarşamba

Bir aşk hikâyesi

   
Mihrimah Sultan Külliyesi, 1540-1548, Üsküdar/İstanbul

Mihrimah Sultan Külliyesi, 1562-1565, Edirnekapı/İstanbul

Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan on yedisine bastığında, iki kişi onunla evlenmek ister. (Mihrimah, yani Mihrü Mah, Farsça'da "Güneş ve Ay" anlamına gelir.) Kızla evlenmek isteyenlerin biri Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa, diğeriyse Mimar Sinan'dır. Padişah kızını Rüstem Paşa'ya verir. Koca Sinan evlidir, ellisindedir ve de Mihrimah Sultan'a deliler gibi âşıktır. Gerçi sevdiğine kavuşamamıştır ama aşkını, olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır. Üsküdar'a, -elbette Saray'ın isteğiyle- 1540 yılında, Mihrimah Sultan Camii'nin temelini atar ve 1548'de bitirir. Derken, bu defa padişah fermanı olmaksızın, Edirnekapı'da, pek kimselerin uğramadığı ıssız ama İstanbul'un en yüksek tepelerinden birine, ikinci bir eser yapmaya koyulur Mihrimah Sultan için. Cami küçücüktür; minaresi otuz sekiz metredir. Kubbesi üzerinde161 pencere ile içerisi aydınlanmaktadır.

İşte, bu iki cami, Mihrimah Sultan'ın aşkına adanmış iki eserdir.

Gidin, Edirnekapı ve Üsküdar'daki camileri aynı anda görebileceğiniz bir yer seçin. Ve 21 Mart'ta, yani geceyle gündüzün eşit olduğu günde seyreyleyin. 21 Mart, Mihrimah Sultan'ın doğum günüdür. Şöyle bir manzara görürsünüz: Edirnekapı camiinin tek minaresi ardından tepsi gibi kıpkırmızı güneş batarken, Üsküdar'daki camiinin ardından ay doğar. Mihrü Mah eşittir Güneş ve Ay. Bu nasıl akıllara ziyan bir hesaplamadır; nasıl bir güzellik anlayışıdır?
Ama Sinan aşk‘ını öyle sihirli bir tılsımla mühürlemiştir ki ,bu sırra şaşırmamak ,o sevdaların naifliğine imrenmemek elde değil. Sinan Usta'nın aşk'ının vesikasıdır sanki, iki caminin de yeri özenle seçilmiştir.  Günbatımında (elbette, yılın sadece bir gününde ki o gün 21 Mart gece ile günün birbirinre eşit olarak kavuştuğu gün’dür daha enteresanı, o gün Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür)

Çocuk koltuğu!

 

Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre çocukların, otomobillerde çocuk koltuğunda yolculuk etmeleri  zorunlu hale geliyor. Bu fotoğraf insanı önce gülümsetiyor sonrada düşündürüyor. Ya motorlu taşırlarda......

18 Ekim 2010 Pazartesi

Nazar Değmesin


Dantelle hiç aram olmamasına rağmen burada gördüğüm bu model hem değişik, hem şık ,hem de çok basit geldi bana. Örülecekler listemde yerini aldı ama ne zaman sıra gelir bilinmez......

14 Ekim 2010 Perşembe

Yemek Duaları


Yemeklere besmeleyle başlayıp dua etmek  o kadar önemlidir ki. ..Karakuzuma bunu alışkanlık haline getirmek  için çok çabalıyorum. Hafıza boş iken , kötülük nedir bilmezken  güzel şeyler kaydetmek istiyorum.
Soğulsun Anaokulunda da öğretmenlerinin hakkı çok bu konuda.Yemeklerden önce okuduğumuz dua'ya değilde diğeri yani yemeklerden sonra okuduğumuz duanın  son sırasında öldür  denilmesine bir türlü alışamadım.Birlikte okurken  oraya geldiğimiz de ben yaşat diyorum Karakuzum  anne yanlış söyledin öğretmenimiz öldür diyor demez mi?Veli toplantısında bu sıkıntıyı söyledik değiştirelim denildi  ama ..................
Teşekkür etmek çok önemli.Arkadaşlarımıza  bizi mutlu ettikleri zaman o kadar çok teşekkür ederiz ki...
Yüce Rabbimizin bize verdiği bin bir çeşit nimetlerden  dolayı  teşekkür etmemek olurmu hiç.
Allahım verdiğin her bir nimet için özellikle Karakuzum için sana ne kadar teşşekür etsem az.
.
Yemeğimi yemeden
El açtım Allahım sana
Akıl fikir doğruluk
İyi huylar ver bana
Yemezsem büyüyemem
Okuluma gidemem
Çabuk çabuk yiyelim
Yemeğimizi bitirelim
Bizi yaratan Allah`a
Her zaman dua edelim...

****************

Elhamdülillah,Elhamdülillah,Elhamdülillah;
Artsın eksilmesin,Taşsın dökülmesin,
Biz yedik ziyade eyle Allahım,
Bu sofrada yiyenleri,yedirenleri,hizmet edenleri,
Kabe-i Muazzamaya  ulaştır,
Sevdiklerine yaklaştır,
Sevmediklerinden uzaklaştır,
Kur'an okumaya alıştır,
Küsleri barıştır,
Cennetine girdir,Cemalini göster,
İslam diyarında Müslüman olarak öldür.(yaşat)

6 Ekim 2010 Çarşamba

Hayvan sevgisi


Teyzeme  komşusu  tatile gidecekleri için  küçük kızı  Yaren'in Kaplumbağalarını bakmaları için bırakmışlar. Biraz onları  inceledim. Kamlumbağam olsa bakabilir miydim diye....Bir zamanlar muhabbet kuşum vardı o kadar tatlıydı ki cici kuş,babacık ,fatoş,seni çok seviyorum,öperim seni gibi söylediği kelimeler  vardı.Ona yeni bi şey öğrettikçe mutlu oluyordum.Öldüğü zaman ne kadar üzülmüşdüm bir fotoğrafı bilem yok.:((( Kamlumbağa sevgisi nasıl bir şey olabilirdi ki...Gerçi insanlar fare bile besliyorlar evde .. Bunlar  sessiz sedasız canlılar. Ama bi şey dikkatimi çekti Hatim Duası  için  Kuran-ı Kerim okunurken başlarını sudan çıkarıp dinlediler.Ben bunları sevmek nasıl bir şey diye düşünürken onların bu hareketi beni utandırdı doğrusu. (Keşke o hallerini fotoğraflayabilseydim)Rabbim  nelere kadir

5 Ekim 2010 Salı

Annemi özledim.....


Bir kaç gündür kızım benimle sitenin taa dış kapısına kadar  gelip doya doya sarılıp koklaştıktan sonra    arkamıza baka  baka  birbirimize baya bi el salalyıyoruz ? Bazı anneler çocuklarıyla birlikte servis beklerken  Karakuzum'da beni uğurluyor. Bir an rolleri değiştik sandım. Annemi ,babamı ,kardeşimi çok özlediğim aklıma geldi.
 Evet  ben bu sabah annemi çok özledim,anne kokusunu özledim.Koca bir bebek gibi şımartılmayı özledim.Babamın bana sarılıp  ( babaannemin adı olduğum için ) Anam deyip ,gözlerimden öpmesini özledim.Daya fazla dayanamadım nerdeyse ağlayayacağım .Anneciğimi aradım biraz  önce konuşdum .Telefonda da hasret giderilmiyor ki....Ama biraz olsun  rahatladım..
Eğer sizinkiler yakınınızdaysa,bugün benim için onları ziyaret edin, yanaklarından öpün,dualarını alın.
Ne kadar büyürsek büyüyelim ,annemizin,babamızın gözünde hep çocuğuzdur ve öylede kalacağız.Allahım bütün annelere babalara hayırlı ,sağlıklı uzun ömürler ver.Hak' kın rahmetine kavuşmuş olanlarında günahlarını affeyle.Amin.

4 Ekim 2010 Pazartesi

Hafta sonumuzdan kesitler

 Karakuzumu  akşam  uyurken uzun uzun seyrettim.Yüreğim sızladı  bu  ağlamaktan kızaran  gözlerinin haline.Okulda yaramaz çocukların içinde kendini ifade edemiyor.Sanırım bunda bizinde hatamız var fazla korumacı davranıyoruz.
Dursun teyzemi zinde ,bizimde tek ilgilendiğimiz şey sendin tabi.Anneciğim: servisten inince  senin   karşılamanı istiyorum ,seni çok  özlüyorum  diyorsun ya :((  Şimdi anlayamazsın içimdeki bu suçluluk duygusunu....Maalesef    çalışan anne olmakta zor,çalışan annenin çocuğu olmakta....


Cumartesi öğleden sonra ilk veli toplantımız vardı..Her gün okula gitmemek için ağlayan ,sınıfının değiştirilmesini söyleyen Karakuzum   gayet mutlu  bir şekilde Anneciğim ben öğretmenimi seviyorum,sınıfımı değiştirme demezmi.....O kadar mutlu oldum ki.Öğretmeni Sıdıka Hanıma kızıma ilgisinde dolayı. teşekkür ettim Her bir veli için hazırlanmış bu lalerin içinde küçük notlar vardı .Bizin notumuzda çok sevimli,kibar derslere karşı ilgili ve vede  ders çalıştırmanıza ihtiyacı var yazıyordu.


Pazar günü arkadaşım Celilenin düğünü ne katıldık.Canım arkadaşım bir ömür boyu mutluluklar diliyorum.Rabbim  bir yastıkta kocatsın inş.


Akşam Karakuzum  erkenden uyudu.Biraz örgü öreyim dedim ama yarım kalan  örgülerimi nedense elime almak istemedim.O kadar örmeyi planladığım şey var ki. .Arka sıradakiler dizisine kaptırmışken  kendimi  bu tutamağımda aradan çıkardım.