“Çocuklarınızı çokça öpün! Her öpücük karşılığında cennette bir derece alacaksınız.Hz. Muhammed (s.a.v.)

25 Kasım 2009 Çarşamba

Sabun alerjisi olduk.

Karakuzunun ellerinde kızarıklıklar olmaya başlayınca telaşlandım yaklaşık bir aydır devam ediyordu çünkü. Bayramda  memlekete gittiğimizde bi sorun yaşamayalım diye dün  cildiye ye gittik.Sabah erkenden kızımı hazırladım 7,30 çıkdık yollara, bizim servisle gelsin istedim.Randevümüz 9 daydı iş yerine geldik biraz durup çıkdık.Doktorumuz teklaş edilecek bi durum yok  sadece çok yıkamakdan ve antibaktariyel jel kullanmakdan olmuş.Sıvı sabun kullanmayın içinde boya maddesi var gliserinli veya zeytin yağlı  kalıp sabun kullansın  eli sabunlu kalmasın iyi durulansın ve krem kullanmalı dedi.Bir kerem ,bir hap bide şurup verdi.Domuz gribi olmayalım diye çok sık yıkayınca sabuna alerji vermiş cildi.Tabi antibakterijel jel de dahada artırmış.Neyseki korkulacak durum yokmuş ama sürekli olmasından korkuyorum.Bana çekmiş cildi çok kuru sürekli nemlendirmek gerekiyor kızımda krem kullanmayı hiç sevmiyor.

20 Kasım 2009 Cuma

Kara kuzu'ya mini yap-boz







     İnternette dolaşırken bi etkinlik sitesinde yap-boz yapımı vardı,denemek istedim.Önce resimi çıkardım sonra boyadım bi kartona yapıştırdım sonra kare kare kesip üzerini kalın şeffaf bantla kapladım. Hiç de fena olmadı.Arabada felan vakit geçirsin yolculuk sırasında; hem sayısıda az.Anaoku öğretmeni olmak istemişimdir ama nasip olmadı.Kızımın da eczacı olmasını istiyorum ama o şimdiden polis Ayşe ablasına özeniyor. Anne ben polis olacağım.Anneler çalışmaz sadece polisler çalışır diyor:))))

Zilhicce ayı

Kulların en güzeli Nebiler Serveri Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bu günlerin kıymetini bize şu nûrefşan beyanıyla hatırlatıyor: "Allah'a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce'nin ilk on gününden daha sevimli günler yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir senelik oruca, her gecesinde kılınan namazlar da Kadir Gecesi'ne denktir."

Ümmetine çok düşkün olan, onların affa mazhar olmaları için çırpınan Rahmet ve Şefkat Peygamberi'nden bir başka müjde de şöyle: "Allah indinde Zilhicce'nin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi (sübhanallah), tahmidi (elhamdülillah), tehlili (Lâ ilahe illallah) ve tekbiri (Allahuekber) çok söyleyin!"

Bu on gün içinde arefe gününün yeri ise bambaşka. Efendimiz (aleyhi ekmelü't-tehâyâ), arefe günü tutulan oruç hakkında şöyle buyuruyor: "Arefe günü tutulan oruç, geçmiş bir senenin ve gelecek senenin günahlarına kefaret olur."

17 Kasım 2009 Salı

HAYATA GEÇ KALMAYALIM...


İmam mezarlıktaki işini bitirmek üzereydi. O anda elli yıllık karısını kaybeden 78 yaşındaki adam: ' Onu ne kadar çok sevdim.' diyerek hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamıştı. Yaşlı adamın yaşlı sesi mezarlıktaki asil sessizliği bozmuştu. Mezar başındaki diğer aile bireyleri ve dostlar şok olmuşlardı, şaşkınlık içindeydiler. Yetişkin çocukları, alı al moru mor babalarını yatıştırmaya çalıştılar:
'Tamam, baba. Seni anlıyoruz.'
Yaşlı adam gözlerini dikmiş, kazılan mezara yavaş yavaş inen tabuta bakıyordu...
İmam duasına devam etti. Törenin sonunda, aile bireylerini ölüm töreninin kapanışı olarak mezarın üstüne toprak atmaya çağırdı. Yaşlı adam hariç hepsi sırayla toprak attılar. Yaşlı adam hala: 'Onu ne kadar çok sevdim.' diye sesli sesli konuşuyordu. Kızı ve iki oğlu konuşmasını engellemek istediler, ama o devam etti: 'Onu sevmiştim!'
Kalabalık mezarlığı terk etmeye hazırlanırken, yaşlı adam gitmemekte direniyordu. Gözlerini mezara dikmiş, bakıyordu .Bir dostu yanına yaklaştı: 'Kendini nasıl hissettiğini biliyorum, ama gitme zamanı geldi. Buradan ayrılmalı ve kendimizi hayatın akışına bırakmalıyız.' dedi. Yaşlı adam çaresizlik içinde bir kez daha 'Onu ne kadar çok sevdim...' diyerek söylendi. 'Beni anlamıyorsunuz,' dedi dostuna 'ama ben bunu ona sadece bir kere söyleyebildim.'
Zil, çalmadığı sürece zil değildir .
Şarkı söylenmediği sürece şarkı değildir .
Sevgi gönlümüzde tutsak olsun diye yaratılmamıştır
Sevgi insanlara verdiğiniz sürece sevgidir ...

HAYATA GEÇ KALMAYALIM...

16 Kasım 2009 Pazartesi

Hafta sonumuz

Hafta sonum herzamanki gibi temizlikle ve inşatçılıkla geçti.Duş teknesi yanlardan su sızdırıyordu .Ne kadar silokanlasak, tesisatçı çağırsakda istediğimiz gibi olmuyordu.Sonunda kaldırmaya karar verdik.Önce sucu geldi  sonra fayansı derken banyo darmadağın oldu.Yükseklik için bir sıra tuğla koydular üzerine duşakabini takdılar.Dünya varmış banyom sular altında kalmakdan kurtuldu.Ama bana da bir sürü iş çıkdı.Fayansıdan derz dolgu istemişdim oda bolca getirmiş nasıl yapacağımı anlattı.Eve oturnmadan boyasını beğenmediğim için ruloyla  eşimle beraber boyamışdık.Boyadan sonra derz dolgu yapmayada el attım.Boş zamanlarımda boyacılık ve derz dolguculuk yapmaya karar verdim duyurulur:)))))Banyoyu, wc yi ,antreleri hiç üşünmeden fayans aralarını yeniden yaptım.Canım çıkdı ama emeğime değdi.Mutfak kaldı onuda havalar ısınınca yapacağım.Ama kızıma zaman ayıramadığım için çok üzüldüm .Akşam anneciğim sabah işe gidecekmisin  deyince yüreğim sızladı.Söz kızım gelecek hafta  bütün zamanım sana ait  senden daha önemli hiçbi şey olamaz biliyorum ama sözlerimide tutamıyorum bazen .

15 Kasım 2009 Pazar

HARİKA BİR MESAJ!!!




Bir adam kötü yoldan para kazanip bununla kendisine bir inek alır.
Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için bunu Hacı Bektas Veli'nin dergâhına kurban olarak bağışlamak ister.
O zamanlar dergâhlar ayni zamanda aşevi işlevi görüyordu. Durumu Hacı
Bektas Veli'ye anlatır ve Hacı Bektas Veli
- ' helal değildir ' diye bu kurbanı geri çevirir.
Bunun üzerine adam Mevlevi dergâhına gider ve ayni durumu Mevlana'ya anlatır .
Mevlana ise ; bu hediyeyi kabul eder.
Adam ayni şeyi Hacı Bektas Veli'ye de anlattığını ama onun bunu kabul
etmemiş olduğunu söyler ve Mevlana'ya bunun sebebini sorar.
Mevlana söyle der:
- Biz bir karga isek Hacı Bektas Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz.
O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir.
Adam üşenmez kalkar Hacı Bektas dergâhı'na gider ve Hacı Bektas Veli'ye,
Mevlana'nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini bir de Hacı Bektas Veli'ye sorar.
Hacı Bektas da söyle der:
- Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana'nın gönlü okyanus gibidir.
Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez.
Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir."

Böylesi tevazu ve incelikle,birbirlerini yermek yerine yüceltebilmeyi
becerebilen bir insan olman/mız dileğiyle

14 Kasım 2009 Cumartesi

ALZHEİMER GÖZ TESTİ....

ALZHEİMER GÖZ TESTİ....
AŞAĞIDAKİ METİNDE BÜTÜN ' F ' HARFLERİNİ SAYINIZ...


FINISHED FILES ARE THE RE
SULT OF YEARS OF SCIENTI
FIC STUDY COMBINED WITH
THE EXPERIENCE OF YEARS...
(ŞİMDİ AŞAĞIYA BAKINIZ)
KAÇ TANE ' F ' SAYDINIZ?
3'MÜ?
HAYIR HATALI... METİNDE 6 TANE ' F ' VAR...
BU ŞAKA veya OYUN DEĞİL.
LÜTFEN YENİDEN OKUYUN!
BU OLAYIN ALTINDA YATAN GERÇEK AŞAĞIDADIR:
BEYNİMİZ 'OF' SÖZCÜĞÜNÜ SÜZEMEZ.
İSTER İNANIN İSTER İNANMAYIN.
GERİ DÖNÜP TEKRAR BAKIN!
İLK SEFERDE 6 ' F ' BULANLAR
ÜSTÜN DİKKAT DÜZEYİNE SAHİP KİŞİLERDİR (veya daha Önce bu testi GÖRMÜŞLERDİR!)

5 TANE ' F ' BULANLAR DİKKAT DÜZEYLERİ OLDUKÇA YÜKSEK 6 ' F ' BULANLARA ÇOK YAKIN KIMSELERDİR.

4 TANE ' F ' BULANLAR NADİR KİŞİLERDE GÖRÜLEN BİR DURUMDUR DİKKAT VE KONSANTRASYONU YÜKSEK NADİR KİŞİLERDİR.

3 TANE ' F ' BULANLAR SIRADAN NORMAL DİKKAT DÜZEYİNE SAHİP KİMSELERDİR.
3 TANEDEN AZ ' F ' BULANLAR İÇİN TESTİ DÜZENLEYENLERİN SÖYLEYECEK BIR ŞEYİ YOK!...

ZATEN ŞU ANDA NASIL BİLGİSAYAR KULLANDIKLARINA ŞAŞMAK LAZIM!
BU TESTİ LÜTFEN ARKADAŞLARINIZA GÖNDERİN veya TAVSİYE EDİN...

12 Kasım 2009 Perşembe

Taşındık

    Nihayet geçen hafta pazatresi (2 kasım) da yeni evimize taşındık.Hiç bir yıllık iznimi tatil olarak kullanamadığıma yanarım .Ya anneme temizlik için ya ev boyaması ya evtemizliği için.Bu seferde taşınma için kullandım birazını.Yoruldum hertarafım dökülüyor resmen bittimmmmmm. Belimi sakatladım oturdummu kalkamıyorum.korse kullanınca biraz iyiyim şükür...Ama nihayet kendi eveimdeyim artık ne evsahibi korkusu nede kira derdi olmayacak ama borcumuzu ödeyene kadar banka korkumuz hep olacak.Rabbim herkezin yardımcısı olsun. Herkezi kendi evinde oturmayı nasip etsin.Bize ve bizim gibi olanlarada ödeme kolaylığı versin.Aminnnnnn.
     Taşınmaya taaaa Ramazan ayında başlamışdım yavaş yavaş halılarımı yıkayıp kuruttum önce .Sonra yavaş yavaş eşyaları kolilemeye devam ettim.Salon ,antre  ve odalar hep kolilerle doldu taşdı.Nekadar zormuş toparlanmak hele bide hiç yardım olmadan.Bir yandan toparlandım bi yandan hüzünlendim dile kolay 8 sene aynı evde oturduk.hiç taşınma nedir bilmeden ilk eveimdi sonuçfa küçükdü herzaman darlığından yakındım ama komşularım iyilerdi.Hele karşı komşumuın hakkını ödeyemem.Soğalsun çok temiz ve güzel yemek yapardı  ve ne yarsa banada bi tabak gönderirdi.Çalıştığım için eve yorgun argın geliyorsun  bazen yemek aş olmayınca  altın bulmuş gibi oluyordum .Tabi bende onu yemek yapamasamda pek elimden geldiğince gönüllüyordum.
    En çok karşı komşumu ararım.Alt komşum Zülfiye abla  da stres atmak için bire birdi.Zülküf diye takılırdım.Akşehirli Bulgaristan göçmeni olunca değişik  matrak bi şivesi var ' ay mari'diye konuşur hep beni güldürürdü.:))Ben onu Akasya Durağı dizisindeki Osman ağanın karısı Safiyeye benzetirim :)Tıpkısının aynısı konuşma tip huy.Bide Ayşe ablam vardı oda benim sırdaşım dert ortağımdı arada içimi dökerdim beni rahatlatırdı tavsiyelerde bulunurdu.Her akşam iş dönüşü kapısını tıklatırdım ayak üstü konuşurdum.Komşularımla sıcacık ilişkilerim vardı.Hepsi yalan oldu şimdi.Şimdi burada nasıl komşularım olacak bi tane kafadengi anlaşacağım biri olursa yeter.
     Kolileri davaş yavaş yerleştirdim şükür ama salonum bom boş kaldı diğer evim küçük olduğu için pek eşya almaışdım şimdi acısını çekiyorum şimdi eşya sıkıntım olmayacakdı ama zamanla her şey olur biraz sabretmek lazım.
     Yeni evimizi alışmaya çalışıyoruz ama ilk günlerde sanki başkasının evinde kalıyormuşuz gibi geldi.Hele kara kuzum çok yadırgadı .Sonuçda orda doğdu orda büyüdü.Bende bi hafta ayrı kalınca soğumuşum bloğumdan yazı yazmaya üşendim birden.

11 Kasım 2009 Çarşamba

YASİN SURESİ‏

Yasin Suresi'nin Peygamberimiz'in yanında çok ayrı bir yeri vardır. Yasin'i çok metheder, özelliklerini ve faziletlerini anlatırİşde o hadislerden bazıları:
  • Kim Yasin'i okursa, Kur'ân'ı on kere hatmetmiş gibi Cenâb-ı Hak ona sevap yazar" buyururlar.
  • Yasin-i Şerif'in her bir harfinin yaklaşık beş yüze yakın sevabı vardır, yani o kadar hasene sayılabilir.
  • Allah rızası için her gece Yasin'i okuyanın bütün günahları bağışlanır"
  • Yasin'i hem geceleri hem de gündüzleri okumak sünnettir.
  • Her gece Yasin Suresi'ni okumaya devam eden kimse şehit olarak ölür"
  • Her kim gündüz vakti Yasin Suresi'ni okursa, ihtiyaçları giderilir"
  • Yasin manevi bir cankurtaran simididir. Peygamberimiz, bu konuda "Yasin'i ölmekte olanlarınızın yanında okuyunuz" ve "Yasin'i ölülerininiz üzerine okuyunuz" buyurarak Yasin'in feyzinden sekerâtta olanların ve ölmüşlerin de nasiplenmesini ister.Okunan Yasin'leri bütün mü'min ruhlara bağışlamak lazım. Çünkü her bir Yasin her ruha bölünmeden ulaşır.
  • Yasin Suresi bir rahmet hazinesi olduğu gibi, maddi bir rahmet olan yağmurun yağmasına da vesiledir.

Şifa kaynağı tarçın

 Tarçın verilen hastaların bazılarda, şeker hastalığının belirtilerinin tamamen yok olduğu kaydedildi. Bilim adamları, belirtilerin tarçın tedavisi kesildikten sonra yeniden ortaya çıktığını söylediler. Anderson, MHCP maddesinin sadece kandaki şeker düzeyini değil, kandaki yağ ve kolesterol miktarını da düşürdüğünü ifade etti. Bilim adamları, şeker hastalarına günde 6 gram kadar çekilmiş tarçını yemeklere karıştırmayı önerdi. 2. tip şeker hastalığında, vücut ensülin hormonunu yeterli miktarda üretiyor, fakat bu hormona tepki vermiyor ve kandaki fazla şeker miktarını almayarak kanda bırakıyor.Tarçın tek başına kullanıldığının yanı sıra balla da tüketildiğinde birçok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir. Her gün kullanılan bal ve tarçın bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve vücudu bakteri ve virüs saldırılarına karşı korur.

Tarçın ve Balın şifa olduğu hastalıkları şöyle sıralayabiliriz;

Hazımsızlık ve gripToz tarçın 2 kaşık bal üzerine serpilip yemekten önce alındığında asit oluşumunu ve hazımsızlığı önler. İspanyada yapılan bir araştırmada bal içerisindeki bir maddenin grip mikroplarını öldürdüğü ve hastaları gripten koruduğu saptanmıştır
.
Kalp hastalıklarıBal ve tarçınla bir karışım yapılır ve bu her sabah kahvaltıda reçel veya marmelat yerine ekmek üzerine sürülür. Bu uygulama arterlerdeki kolesterolleri eriterek hastaları kalp krizinden korur. Bu uygulama ile daha önce kalp krizi geçirmiş kişiler, ikinci krizden uzak olacağı konusunda uzmanların tavsiyeleri var. Bu uygulamayı düzenli olarak yapan kişilerde solunum güçlüğü ortadan kalkacak ve kalp atışları kuvvetlenecektir.

KanserJaponya ve Avustralya da yapılan bir araştırmada, mide ve kemik kanserleri üzerinde başarılı olunmuştur. Bu tür kanserlere yakalanan hastalar günde bir kaşık bal ve bir kaşık tarçını bir ay süreyle günde üç defa almalıdırlar.

Kolesterolİki kaşık bal, üç tatlı kaşığı toz tarçın, 450 gr. demlenmiş çay içerisinde eritilerek içildiğinde kan kolesterol seviyesi 2 saat içerisinde yüzde 10 düşecektir. Artrit hastalarına tavsiye edilen kürde günde 3 defa kolesterol hastaları için uygulanabilir.

Mide ağrıları ve GazBal ve tarçın kürlerinin, mide ağrıları için olduğu kadar mide ülserleri için de yararlı olduğu saptanmıştır. Bazı araştırmalar gösteriyor ki midedeki gazı giderdiği saptanmıştır.

Sivilceler ve deri3 kısım bal, 1 kısım Tarçın ile bir krem yapılır. Bu krem uykudan önce sivilceler üzerine sürülür. Sabahleyin ılık su ile yıkanır. Eğer 2 hafta süreyle her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden çıkarır. Egzama, mantar ve diğer deri enfeksiyonlarında eşit miktardaki bal ve tarçın karışımı uygulanır.

Soğuk algınlığıBir kaşık ılıtılmış bal, 1/4 tatlı kaşığı toz tarçın günde üç defa yenir. Bu uygulama birçok kronik öksürük, soğuk algınlığı ve sinüslerin temizlenmesi için de geçerlidir.

YorgunlukBir bardak su içerisinde, kaşık bal ve biraz toz tarçının her gün kuşluk vakti ve vücut direncinin düşmeye başladığı takriben saat 15.00 sularında alındığında bir hafta içerisinde canlılığın arttığı tespit edilmiştir.

ZayıflamaBir bardak su içerisine eşit miktarda bal ve tarçın konup kaynatılır. Her gün kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına ve yatmadan önce içilir. Düzenli uygulanırsa kilo verilir. Ayrıca bu karışım düzenli olarak içildiğinde, yüksek kalorili diyet alınsa bile, vücutta yağın birikmesine engel olur.
YaşlılıkBal ve tarçınla hazırlanan çay, düzenli alındığında yaşlılık harabiyetini önler. 4 kaşık bal,1 kaşık toz tarçın, 3 bardak su içerisinde kaynatılarak bir içecek hazırlanır. Günde 3-4 defa bardak miktarında içilir. Deriyi diri, taze ve yumuşak tutar, yıpranmasını durdurur
.
Tarçının faydaları* Tarçın ferahlık verir, iştah açar.
* El ve ayaklardaki titremeleri ve damar tıkanıklarını önler.
* Bağırsak kurtlarının dökülmesine ve bağırsak iltihaplarının iyileşmesine yardımcı olur.
* Zengin kalsiyum, magnesyum, lif ve demir kaynağıdır.
* Son yıllarda yapılan çalışmalarda kan şekerini düşürücü etkisi saptanmıştır.
* Koli bakterilerinin vücuda yayılmasını önler.
* Soğuk algınlığı, grip ve nezleye iyi gelir, (bal veya limonla alındığında).
* Mide rahatsızlıklarına iyi gelir, hazmı kolaylaştırır, kusmayı önleyici bir etkiye sahiptir.
* Tarçının koklamak hafızayı canlandırıcı bir etki yapar.
* Yiyeceklere eklendiği zaman, yiyeceklerin bozulmasını ve bakterilerinin büyümesini önler
Tarçınlı çay nasıl yapılır?
Toplam uzunluğu yaklaşık 60 cm olan çubuk tarçın1,5 yemek kaşığı toz şeker2 bardak su
Hazırlanması:
Derin bir tavaya tarçınları koyup üzerine şekerini ve suyunu ilave edip ocağa alın. Kaynamaya başlayınca altını kısıp 20-25 dk kadar kaynatmaya devam edin. Bu süre sonunda yoğun bir rengi ve tadı olacaktır. Altını kapatıp soğuttuktan sonra cam bir kavanozda buzdolabında saklayabilirsiniz.
Ayrıca kaynamanın sonlarına doğru karanfil atılarak ta değişik bir tat elde edilebilir Sonra bu demden içeceğiniz bardağın yarısına veya 1/3 ne koyup (eğer dem soğuksa kullanacağınız miktarı cezvede ısıtın) üzerini kaynar su ile tamamlayarak afiyetle içebilirsiniz. İçerisine şeker yerine bir kaşık bal ilave edilerek de içilebilir.