“Çocuklarınızı çokça öpün! Her öpücük karşılığında cennette bir derece alacaksınız.Hz. Muhammed (s.a.v.)

31 Aralık 2009 Perşembe

Yıllar ne çabuk geçiyor



Daha dün gibi seni ilk kucağıma alışım .Küçücüktün bir tarafını incitecem diye korkuyordum..Hayatımda keşke dediğim  şeylerin başında sana fazla vakit ayırmamış olmam geliyor.Doya doya koklayamadan kocaman oldun.Hayat ne kadar hızlı akıp geçiyor ne zaman bu yaşa geldiğimi bile anlayamadım derler ya aynen öyleyim bende.Saçlarımdaki beyazları görünce Anneciğim yaşlı bir anne istemiyorum yaşlanma deyip ağlamışdığın için saçlarımı boyuyorum şimdi......Anneciğim işe gitme diye ağlamalarını unutmuyorum.Dediğim gibi sana yeterince vakit ayıramadığım için seninle saklanbaç oynayamadığım için hakkını helal et karakuzum benim.Yeni yılda 5 yaşına gireceksin.Daha nice yıllar birlikte geçirmek dileğiyle İyiki varsın seni çok seviyorum. KARAKUZUM.
Ve herkeze mutlu yıllar herşeyin gönlünüzce olması dileğimle....

Kirlenen fayans arası derz dolgusununun temizliği

Şu aralar derz dolgu temizliğine takmış durumdayım.Krem derzleri beyaza çevirmişdim.Meğersem silikonlu derz dolgusu yapmak lazımmış .Şimdi çok kolay bi çözüm bulmuş durumdadayım.Çok küçük olan beyaz yağlı boya aldım .Bunu çok az tinerle inceltip suluboya fırçasıyla lekeli  yeri biraz kazıyıp peçeteyle kuru olarak silip boyayı sürüyorum en kolay yöntem bu bence.Leke olmasa bile dolgu kolayça çıkabiliyor.Çıkan yerede hemen şip şak sürüyorum.Çok kolay  dolabımda boyam ve fırçam hazır durumda:))).en iyisi yağlı boya.Fayanları temzilerken kesinlikle çamaşır suyu veya porçöz kullanmayalaım .Çünkü bunlar dez dolguları eritiyor.Arap sabunu  en iyi temizleme yöntemi hemde kansorejen değil.Ama internette araştırırken bazı derz dolgu temizleyicileri de buldum ama denemedim.Bide derz dolgu kalemleri var ama bence pahalı ve küçük.

Sihirli Sıvı - Banyo ve Fayans

Lavabo, banyo ve mutfaklarda oluşan inatçı pas, mantar, küf, kireç ve sabun artıklarını, derz kirlerini ve daha birçok kiri yok eder! Düşlediğiniz hijyeni sağlar.Sihirli Suyu kirli bölgeye dökün, bir bez veya sünger yardımı ile yüzeye yayın. Maksimum sonuç için en az 2 dakika bekleyin.İnatçı lekelerde daha uzun bekletilir.




Dr.Clean derz temzileyici sadece derz dolgularının temzilemek için üeretilmişdir.Büyük yapı marketlerde satılıyor.Fiyatı 8 tl.

Biberli poğaça

Fırından yeni çıkan sıcak sıcak poğaçalarım.Tarif sevgili Taze Nane'den denedim  ve çok beğendim.Sabahları işe gelirken hep dışardan poğaça almak zorunda kalıyordum.Şimdi kendi yaptıklarımı götürüyorum. :))

Malzemeler


  • 2 su bardağı ılık süt
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 paket yaşmaya
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 1 yemek kaşığı tozşeker
  • 2 yumurta
  • alabildiği kadar un
içi için
  • biraz beyaz peynir
  • maydonoz
  • toz kırmızı biber
Yapılışı

İlk önce mayamızı sütle eritiyoruz ve kulak memesi yumuşaklığında hamur hazırlıyoruz.Mayalanması için biraz bekletiyoruz.İçini hazılıyoruz.İçinde aslında 3-4 adet kırmızı ve yeşil biber ,domatesde var ama ben sade bir iç hazırladım.Ama kırmızıve yeşil biberlede deneyeceğim.Hamurdan  ceviz büyüklüğünde parçalar alıp elimizle biraz açtıkdan sonra içini koyup yuvarlıyoruz.Üzerine yumurta sarısı ve çörek otu koyup 20 dk.bekletiyoruz
180-200 derece arasında üzeri kızarıncaya kadar bekletiyoruz.Ve hemen sıcak sıcak mideye götürüyoruz.Bekleyince güzel olmuyor.Bu nedenle biraz soğudukdan sonra poşetleyip dondurucuya koyuyoruz.Dolapdan çıkınca tava da yada fırında ısıtabiliriz..

30 Aralık 2009 Çarşamba

Yerli Malı 5



Bu öğlen arasında iş yerindeki bayan arkadaşlarımla Geleneksel Yerli Malı Haftasının 5.cisini kutladık.:))Geleneksel diyorum çünkü bunu ayda bir  aklımıza geldikçe şimdilik sürdürüyoruz.  Toplam 8 kişiyiz ve 4 erli 2 gurup oluşdurduk .Herkez değişik bir şeyler yapıyor.İş yerinde gerçi yemek veriyorlar ama kendi yaptıklarımızın yerini tutmuyor çalışdığımız için pek gezmeyede gidemeyince  böyle haftalar düzenleyerek kendimizi günlerde felan hissediyoz işde ....:))

Ayçöreğimiz,kısırımız,mahleplikuru pastamız.kurabiyemizve kekimiz.Bu sefer iki arkadaş birbirinden habersiz kısır yapınca  fazla oldu  kendi katımdaki arkadaşlara da ikram ettim pek hora geçti arkadaşlar sildiler süpürdüler:)))

Peri arkadaşımız oruç olduğu için ona ayırdık ama yinede buruk geçti.Keşke İlkayımız da Kezbanımızda  olsaydı soframızda ,neşemizde daha iyi olurdu ama yeterki gönüller bir olsun.değilmi canım :(((Ay çöreğine bayıldım  Celileciğim.En kısa zamanda yapmak istiyorum.Bütün arkadaşların ellerine sağlık.

Portakallı Kek


Hafta sonu arkadaşlarıma yaptığım meşhur kekim,meşhur diyorum çünkü en iyi yaptığım şey kekim ve kısırım dır:)))Biraz övünmek gibi oldu ama hoşgörün işde

Malzemeler



  • 2 oda sıcaklığında yumurta,

  • 1 su bardağından biraz fazla ılık süt,

  • 1 su bardağından bir parmak eksik  sıvı yağ

  • Bir buçuk yemek kaşığı buğday nişastası,

  • 1 elenmiş vanilya,

  • 1,5kabartma tozu,

  • 2,5-3 su bardağı elenmiş un (hamur koyu tahin kıvamında olacak),

  • 1 su bardağı şeker,

  • 1portakal kabuğu rendesi,


Yapılışı
  •  Derince bir kapın içine önce yumurtalar kırılır sonra süt yağ şeker eklenir telle   iyice çırpılır.Sonra diğer malzemelerde karıştırılır.Biraz daha çırpılır.Mikserle yapacağımda bütün malzemeleri aynı ayna koyup çırparım hiçbir sorun yaşamadım.Aslında keklerde önce yumurtayla şeker iyice çırpılır deniliyor ama inaki hiç gerek yok .Telle elde hepsini karıştırmak zor olcağı için yumurtayla şekeri önce çırpmak daha kolay oluyor tabi.
  • Kalıbımızı sıvı yağla iyice yağlayıp unluyoruz.180 derecede üzeri kızarana kadar bişiriliyor Ama ilk yarım saat fırının kapağı hiç açılmaması gerekiyor. Çünkü  açıldığında  kabaran kek sönüyor.30 dk sonra fırını açtığımızda kekeimizim içinin pişmiş olup olmadığını anlamak için keke bıçak batırıyorum eğer bıçağa hamur yapışmışsa içi daha pişmemiş demek oluyor ve biraz daha bekletiyorum.Çıkmasına yakın kekin üstünün iyice kızarması için en üst rafa yerleştiriyorum.Dediğim gibi üzeri iyive kızaranca çıkarıyorum ve hemen bi tepsiye su koyup içine kekimizi koyuyoruz iyice soğuduktan sonra kekimizi ters çevirip çıkartıyoruz
  • Önceleri bir bardak sıvı yağ yerine margarinle yapıyorum.Bir tüm margarinden 2 parmak kadar kesip diğer büyük parçayı oda sıcaklığında iyice eritiyordum veya tavayı ateşde iyice kızdırıp altını kapatıyordum .İçine margarini koyup yumuşatıyordum .Margarini ateşin üstünde eritmemek gerekiyor.Aslında margarinle daha güzel değişik bi tat oluyor ama zararlı diye kullanmayı bırakdım.
  • Afiyet olsun .

29 Aralık 2009 Salı

Kırmızılımm


Karakuzum ne bulduysa giymiş ,örtmüş  biraz değişik bir stil oluşturmuş .Yaşlı nineler gibi  de  oturmuş mandalina yiyor. Afiyet bal şeker olsun iyiki varsın  canım..Seni verdiği için Rabbime binlerce kez teşşekkür ediyorum .
Neneye benzemişken karakuzumun aklına takılan bir sorunuda yazmadan geçemedim tekrar öğlenki yazıma dönerek  bi not düşmek istedim.Geçenlerde bana bi soru sordu .Anneciğim bana yaşlanınca ne diyecekler? Hiç Beyza adında bi yaşlı nine idmi duymadım ,bana yaşlanınca Dursun desinler dedi.(Dursun ona bakan teyzemizin adı:)Çok şaşırdım annesi  gibi nereleri düşünür .Bende anneciğim inşallah güzel bi evlilik yaparsın senin değerini bilen bi eşin olsun ,güzel güzel çocukların olsun, güzel bir hayat yaşa; sonra yaşlanınca da torunların olsun sana Beyza Nene desinler dedim.Hem o zamana kadar bir sürü senin adından neneler olur dedim.Ama çok duygulandım karakuzumun yaşlı halini düşünemedim .Çünkü ben yanında olamıyacakdım o zaman.Bunları yazarken gözyaşlarıma engel olamadım çünkü ölümü düşünmek üzüyor beni.....Rabbim kızımın mürüvetini  ve torunlarımı görmeyi nasip eder inş..Amin.Bu açıdan düşününce hep daha  erken evlenmediğime üzülüyorum işde......:(((

Dekoratif Danteller 1

Bu sabah  internette gezerken kendimi danteller arasında buldum.Her ne kadar dantel örmesi  pek sevmesemde  bazılarını yaparım belki diye kaydetmedende duramadım.Örmesini  pek sevmemde kullanmasına bayılırım bu arada:)))


        Çok şık ve sade bir model ilerde karakuzuma yapabilirim diye arşivime koydum Daha ayrıntılı  buradan bakabilirsiniz


Elma çiçekleriyle süslenmiş pembe dantel aşkı için buraya buyrun lütfen.Gerçekden pembeyle harika olmuş hemde çok basit.  örecek olanlara kolay gelsin:))

25 Aralık 2009 Cuma

" BU DA GEÇER YA HU



Sultan Mahmut bir gün vezirlerinin hepsini toplayıp, bana bir yüzük yaptırın ve üzerine öyle birşey yazdırın ki ona her baktığımda, hüzünlüysem neşeleneyim, neşeliysem hüzünleneyim diye buyurmuş.
Vezirler toplanmışlar dört bir yana haber salmışlar. Sonunda bir gün yüzükle sultanın karşısına çıkmışlar, yüzüğü vermişler. Sultan Mahmut tamam işte bu demiş. yüzüğün üzerinde
  " BU DA GEÇER YA HU"    yazıyormuş...
.Böyle bi yüzüğümüz yok ama üzüldüğümüzde  " BU DA GEÇER YA HU , ALLAH VAR KEDER YOK diyebilmemiz  dileğiyle...

22 Aralık 2009 Salı

Sallandık yine

İşe yeni geldim tam bilgisayarı açarken    öyle bir sallandıkki önce başım dönüyor sandım .Arkadaşlar ayakta sohbet ettikleri için hissedemediler ama ben sallanıyormuyuz diye seslendim .Arkadaşlardan biri kışın deprem mi olurmuş diye espiri yaptı.Ama benden başka hissedenlerde vardı..Ayaktayken hissedilmiyor.
Depremin yazı kışı olmaz tam unutmuşken yine yaşadık hemde baya bi sürdü sallanma.Hemen Kandili son depremleri açtım 08:.06 da Akdenizde 5,4 şiddetinde   39 km  derinlikde . Denizin baya bi altında olmasına rağmen 25katlı bina baya bi gitti geldi..Konya da bile hissedildiğine göre Akdenizin hemen yanındaki yerler baya bi etkilenmiş olmalı..Rabbim kimselere yaşatmasın.Amin...

18 Aralık 2009 Cuma

HANIMLAR !!!


Unutmayın... Bir toz tabakası, altındaki ahşabı korur.
'Bir ev mobilyaların üzerine 'seni seviyorum' yazabildiğinde gerçek bir ev olur .'

Yıllardır her hafta sonu, 'aman biri çıkıp geliverirse' diye en az sekiz saatimi her şeyin mükemmel görünmesine harcıyordum. En sonunda anladım ki, hiç kimsenin çıkıp geldiği filan yok; hepsi dışarıda hayatlarını yaşayıp eğleniyorlar !

ŞİMDİ, insanlar ziyarete geldiğinde, kendimi evimin durumunu izah etmek zorunda hissetmiyorum;
İnsanlar, benim daha çok dışarda hayatımı yaşarken ve eğlenirken ne yaptığımla ilgililer.
Bunu hala keşfedemediyseniz, lütfen tavsiyelerime kulak verin.

Hayat kısa, tadını çıkarın !
Mecbur hissediyorsanız temizlik yapın .......
ama onun yerine bir resim yapmak, bir mektup yazmak daha iyi değil mi, kurabiye ya da bir kek pişirmek, bir tohum ekmek toprağa, istemek ve gereksinim duymak arasındaki farkı keşfetmek ?

Mecbur hissediyorsanız temizlik yapın, ama bilin ki çok zamanımız yok . . . .
içilecek bir kahveyle, yüzülecek bir nehir, tırmanılacak bir dağ, dinlecenek bir müzik, okunacak bir kitap, dedikodu yapılacak arkadaşlar, sürdürülecek bir hayat .

Mecbur hissediyorsanız temizlik yapın,
ama bilin ki dünya gözlerinizi kamaştıracak güneşle dışarıda, saçlarınızın arasında gezecek rüzgarla, karla, sizi ıslatacak yağmurla... Bu gün bir daha yaşanmayacak.

Mecbur hissediyorsanız temizlik yapın , ama hep aklınızda bulunsun, yaşlılık bir gün gelecek ve bu çok da hoşunuza gitmeyecek . . .
Ve bir gün bu dünyadan gittiğinizde - ki hepimiz mecbur gideceğiz - geride daha çok toz bırakacağız !

Bunu hayatınızdaki kadınlarla paylaşın.
Topladıklarınız değil, nasıl bir yaşam yaşadığınıza dair dağıtabildiklerinizdir hayat...

NOT: yazılanların malesef hiç birini yapamıyorum.Boş zamanlarım  hep temizlikle geçiyor,eşyalara ayırdımız zaman sevdiklerimize veya kendimize ayırdığımız zamandan daha fazla değilmi sizcede.....?

Manzum Hikaye

Duvar takvimin arkasından okuyup  beğendiğim hihayeyi paylaşmak istedim.Çok hoş ya...:))))

Birgün iki kızkardeş oturmuşlar sekiye,
Birinin adı Döndü, diğerinin Zekiye.

Büyük olan Zekiye, Döndü de küçük kardeş,
Hem kardeşmiş ikisi, hem de çok iyi sırdaş.

Başlamışlar sohbete, evliliğe gelmiş laf,
Aslı esası yok ya, hayal kurmuşlar saf saf.

Döndü başlamış söze, her sözünde incelik,
Bu işlerde usûldür, ablanın ya öncelik.

"Abla," demiş, "sen birgün, evlenip yuva kursan,
Bizleri unutmayıp, arada hatır sorsan...

Yuvan huzur, mutluluk, güzelliklerle dolsa,
Tencere yuvarlanıp kapağın bulmuş olsa...

Çocuğun olsa bir de, biraz zaman geçince,
Vakti, saati gelip, Mevlam nasip edince...

Erkek olsa bu çocuk, ismi ise Süleyman,
Büyüyünce olacak bir yiğit ki pek yaman!

Şöyle biraz büyüsün göndeririz çeşmeye,
Tembihleriz sıkıca, suya sakın düşmeye..."

Ama böyle der demez, içine bir kurt düşmüş,
Tatlı hayal bir anda faciaya dönüşmüş...

"Tutmayıp tembihleri ya düşerse o suya?
Yavrumun feryadını kim işite, kim duya?..

Süleyman o sularda boğulur da kalırsa,
Mevlam gencecik yaşta onu bizden alırsa..."

Döndü bunları deyip, başlamış ağlamaya,
Ağıt yakmış kendince yürekler dağlamaya...

Dizini dövüp demiş; "Salmanım Süleyman’ım,
Pehlivan olacaktı kara gözlü civanım...

Suya giderdi her gün hem salına salına,
Canlar feda eylerim ağzındaki balına...

Daha mürüvvetini görüp sevinemeden,
Gitti, ele methini deyip, övünemeden...

Ablamın gözbebeği, yeni yetmiş tazesi,
Vay ben de değil miydim onun bir tek teyzesi?.."

Döndü kız dövünür de Zekiye hiç durur mu?
Gayrı ana yüreği sükûnetle vurur mu?

O da kaldırıp vurmuş ellerini dizine,
Katılmış kardeşinin ağıtvârî sözüne;

"Anasının yanında buzağısı, danası,
Vay ben de değil miydim Süleyman’ın anası?"

İki kızkardeş böyle ağlaşmışlar bir zaman,
Şu acaip halleri gören olmasın aman!

Garip acı dinince, kendilerine gelip,
Eğlenmişler bu defa, yaptıklarına gülüp...
                 Hatice ÖZ

15 Aralık 2009 Salı

Kara kalem çalışmamız



  
Elele tutuşarak gezmeye giden iki arkadaş:))

İlk misafirlerimiz



Hafta sonu arkadaşım Kezban geldi eşiyle.Karakuzumda bende çok sevindik ;ne olsa yeni evimize gelen ilk misafirlerimizdi.Sevgili arkadaşlarım ilkay ,Filiz ve Keziban ev hediyesi olarak ayna takımı almışlar baktıkça hep onları hatırlamam için .Teşekkür ediyorum hepinize.Ethem beyede ayrıca  tşk ediyorum sonuçta takmak için matkapla  uğraşdı baya:)) Evet baktıkça sizi hatırlayacağım .

10 Aralık 2009 Perşembe

:)))

http://gulale.blogcu.com/ da  hoşuma  giden bir yazıyı paylaşmak istedim

 GÖRMÜŞ GEÇİRMİŞ HATTA ERMİŞ BİR DEDEYE SORMUŞLAR:
-DEDE, AİLENİN BAŞI KADIN MIDIR ERKEK MİDİR?
DEDE CEVAP VERMİŞ:
-"ERKEK BAŞTIR."
-PEKİ KADIN NEDİR?
-"KADIN BOYUNDUR,
BAŞI NEREYE İSTERSE ORAYA ÇEVİRİR...

Bayram gezimizden kareler

Bu yıl ilk defa kurbanımızı Konyada kesdik.Rabbim kabul eder inşallah..Benim için böylesi daha iyi oldu ,kimseye yük olmamış olduk.Bayramın ikinci günü memleketimize gittik, akraba ziyaretinde bulunduk . Birazda izin alınca bayramla beraber 10 günlük bi tatil yaptık.Ve her zamanki gibi dönüşde karakuzuyu hastalandırdım.Yeni doğan bebeklerin gözleri çapak olurda gözlerini açmakda zorlanırya aynen öyle oldu .Kulaklarımda ağrıyor deyince apar topar pazar günü acile gittik.Doktor gözleri mikrop kapmış dedi 2 damla verdi. Kulağı içindeantibiyotiğe başladık..Akşamları çayla, sıcak suyla pansuman yaptık damlalarıda düzenli kullanınca şükür gözlerimiz düzeldi.Biraz bilgisayardan ayrı kaldım mı hemen soğuyorum bloğumdan bunada üzülüyorum aslında:((
Teyzemlere gittiğimizde Reks de oradaydı.Yengem Ankara gittiği için oraya bırakmış. Ben biraz kortuğum için pek yaklaşamadım aslında bişey yapmıyo ama ben yinede huylanıyorum .Çok akıllı dediklerini hemen anlıyor ;.Ne kadar sevimli görünsede ben elimi bile süremedim.