“Çocuklarınızı çokça öpün! Her öpücük karşılığında cennette bir derece alacaksınız.Hz. Muhammed (s.a.v.)

29 Haziran 2010 Salı

Sağlıktan büyük zenginlik yokmuş...

Pazar akşamı kanamam arttı.Karın ağrısı ve bel ağrısıyla sabahı zor yaptım.Kendimi psikolojik olarak  hamile hissettiğimden ağrı kesici atmaya  bile cesaret edemedim.Salı gününü beklemek istemedim.Bir an önce kurtulmalıydım.Dursun  ablayı(bakıcımız) aradım.Ama ulaşamdım.Burayada yeni taşınmıştım kime diyecekdim benimle hastanete gelebilirmisiniz diye..Sağolsun  Sıdıka Hanıma  Karakuzumu bırakdım.onunda ikizleri vardı.Arkadaşlarım da işteydi..İnsanın gurbette olması hele annesinden uzak olması çok zor gerçekten.İçimde büyük bir korku olmasına rağmen bütün cesaretimi toplayıp yapayalnız çıkdım yola.Bu gün bu iş bitmeliydi.
 Hasteneye geldiğimde doktorun ameliyatta olması nedeniyle bi kaç saat bekledim. Bu esnada yanımda genç bir bayan vardı.Aramızda kısa bir konuşma geçti. Hamilemisiniz diye sorduğumda.Daha iki aylık evli olduğunu, dişinin  ağrıdığını  iğnryi görünce bayıldığını söyledi..!!!!!.Canım benim; peki sen nasıl anne olacaksın nasıl doğum yapacaksın dedim.Ya benim yerimde olsan ne yapacaksın .Hiç üzülme gülme  gazı verilerek diş yapılan yerler olduğunu keşke kürtaj esnasında banada mutluluk gazı verseler de acı hissetmesem  dedim.:)))
Neyse doktor gelmişdi hemen Özlem'i aradım  ablacığım annen (Dursun Abla)veya sen yanıma gelebilirmisiniz dedim. Özlem ablacığım ben geleyim deyince kendimi biraz rahatlamış hissettim.Eşimede haber verdim.Özlem'in gelmesiniyle birlikte doktorun yanına girdim.Doktor bana seni yarın sabah yapalım  deyince bu gün yapmasını rica ettim. Tamam 18:00 gibi yapalım dedi.Yatış işemlerini tamaladık saat 16 gibi serümla birlikte sunni sancı verdiler ellerim ayyaklarım buz gibi oldu korkudan .Ağrıya da dayanamz olmuşdum . Neyse saat 18 de  beni ameliyat haneye aldıklarında kalbim duracak sandım .Anestezi uzmanına canım çok yanacak mı derken bayılmışım bile...
Yarım saat sonra ağlayarak uyandım.Kürtaj bitmişdi ama çok şiddtli ağrım vardı ağlıyordum bana bi ağrı kesici iğne yaptılar Bir şişe serum daha bağladılar.Çok üşüdüğümden çenem dişlerim kitlenecek sandım. .Saat 20:30 gibi bütün ağrılarım geçmişdi şükür.Eşimden hemen bir çikolata istedim.Çok kan kaybettiğim için kan şekerim düşmüşdü.Hazırlamdık çıkdık hastaneden .Dursun ablamda merak içinde beklemiş bizim dönmememizi ,bir şeyler  hazırlamış.O kadar duygulandım ki..... Benim de  Karakuzununda  burdaki annesiydi. O.Kendisi de 3 kere kürtaj olmak zorunda kaldığından ne kadar zor bi şey olduğunu biliyordu. Özlem'ciğimde benin bütün acılarıma şahit olmuşdu.Anneyin kıymetini iyi bil onu çok üzme bak senden önce hemde 3 kere bunları yaşamış. Sana düşkünlüğü bundan  dedim. Çünkü Özlemde tek çocuk.Kardeşi olmadığı için annesine çok kızıyordu.Rabbim Özlem'ciğime de Karakuzuma'da hatta düşmanıma bile yaşatmasın bu acıyı.Norkozu bulan kişiye bile dua ettim .Yoksa nasıl dayanacakdım.
Her şey yaşandı bitti.Şu an Rabbime binlerce şükür çok iyiyim.Karakuzum anne hamile misin? dediğinde kızım Hamza'mız biraz geçikecek o kadar dedim:)))
Rabbim hayırlısından sağlıklı ,hayırlı evlatlar nasip etsin. Karakuzumu kardeşsiz bırakmasın.Amin.....

Halk icinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi
Kanuni Sultan Süleyman

26 Haziran 2010 Cumartesi

Sevincim kısa sürdü....


Karakuzum kardeş istiyor ve sürekli dua ediyordu.Ben de çok istiyordum.Bu sefer de  erkek olursa Hamza koyalım adını diye sürekli söylerr dururdum.Karakuzuda o kadar benimsedi Hamza ismini,  beğenmediği bir şey ol sa anne bu Hamzanın olsun derdi. Aslında oğlan kız farketmez önemli olan sağlıklı bi şekilde kucağıma alabilmekdi.Bundan 3 ay önce bazı bitkisel kürler uyguladım ve hamile kaldım.İlk başta çok şaşırmışdım bu kadar kolay hamile kalmama ; çünkü doktora gidip tedavi görmeyi düşünüyordum .Karakuzuma da tedavi sonucu hamile kalmışdım
.Geçen haftaki kontrolümde ; 7 haftalık hamileydim fakat ultrasonda 5 haftalık çıkmışdı.Doktor ilk başta rahim içi gelişme geriliği var haftaya mutlaka  gel dedi. Ogün çok üzülmüşdüm ama içimde bir umut vardı iyi beslenirsem bu açığı kapatabilirim diye düşünmüştüm.Bir kaç gün sonra kanamalarım olmaya başladı ama ben hala umutluydum.Her gebelikte böyle durumların olabileceğini sanmıştım..Belki bu oğlandır Hamzam yoldadır  diye düşünürken dün tekrar doktora gittim ama benim doktorum yoktu başka doktora girdim.kese göründü ama bebek yok bu gebelikten sana hayır yok dedi haftaya salı günü gel kürtaj yapalım deyince dünyam başıma yıkıldı ağlayarak çıktım hastaneden.İçimde yine bir umut vardı kabullenemişdim.Bu kadar kısa sürmemeliydi herşey.
Hemen başka bir özel hastaneye girdim Burdada sonuç aynıydı.Kese var ama içi boşdu,yani boş gebelik..Ağlamaktan yorgun düştüm.Oğlan mı kızmı olduğunu bile anlayamdan .........Rabbime binlerce şükür evde beni bekleyen Karakuzum vardı.Ona gidip hemen sarılmalıydım.Rabbim kızıma ömür versin bahtından güldürsün inş.Ya hiç anne olamasaydım.Rabbim anne olmayı beklemyen bütün herkese en kısa zamanda nasip etsin inş. İçinde tekrar banada.Bizim kötü bilmimiz şeylerdede mutlaka bir hayır vardır.
Şimdi salı günü için  içimde bir korku var bu kürtaj nasıl bir şey çok mu canım yanacak..Ne olur dua edin çok ihtiyacım var.Hiç aklıma gelmezdi kürtaj olacağım.Ama benim şu durumda kürtaj olamktan başka çarem yok ....İnsan yaşadığı sürece nelerle karşılaşıyor imanımız olmassa bu durumları atlamazdık.  Rabbim imtihanımızı kolay kılar inşallah.
Kendime o kadar kızıyorumki 35 yaşına kadar çocuk işini halletmeliydim. Hep erteledim ,bakıcı derdi;ev borcu derken 36 yaşını buldum.Yaş ilerledikçe sorunlarda atrıyor.Arkadaşlar sakın çocuk işini ertemeyin ileri yaşlara kalmayın.3 çocuktan yanayım ama bundan sonrada vakit olurmu bilmem....
Bu sıkıntılı günümde beni yalnız bırakmayan arkadaşlarıma ve özellikle İlkaycığım sana desteğin için teşekkür edierim.

17 Haziran 2010 Perşembe

Fener alayımız


 Konya'da  güzel  bir gelenek var Kandilden bir önceki akşam  çocuklar  kağıt fenerlerin içinde yaktıkları mumlarlarla dolaşıp sonrada  oyun oynuyorlar.Gündüzünde ise  ellerinde poşetlerlerle ev ev  dolaşıp  şivlilik topluyorlar.(Bisküvi ,çikolata topitop,kek vs.).Karakuzuma ilk defa fener almak istedim ama malesef bulamamıştım..Eve geldiğim de arkadaşı Damla ona bu horozlu feneri hediye  ettiğini görünce o kadar sevindim ki...... Çünkü bu fener alayına katılmak bizim için ilkdi.Alel  acele yemeğimizi yedik.Karakuzunun arkadaşlarının zile basmasıyla dışarıya çıkdık.

 

Komşum Sıdıka Hanımla beraber  bir elimizde mum bir elimizde çakmak söner fenerleri yakarak  çocukları mutlu etmeye çalıştık...
Rabbim bu gecenin hürmetine günahlarımız affetsin,rahmetini eksik etmesin.Peyğamber efendimizin şefeatine nail olan kullarından eylesin. Herkezin kandilini kutluyorum. 

15 Haziran 2010 Salı

ALİM (Herşeyi Çok İyi Bilen)

 
Doğu da Allah'ındır, batı da Allah’ındır. Her nereye dönerseniz Allah'ın yüzü (kıblesi) orasıdır. Şüphesiz ki Allah, kuşatandır, bilendir. (Bakara Suresi, 115)

Görmedin mi ki, göklerde ve yerde olanlar ve dizi dizi uçan kuşlar, gerçekten Allah'ı tesbih etmektedir. Her biri, kendi duasını ve tesbihini şüphesiz bilmiştir. Allah, onların işlediklerini bilendir. (Nur Suresi, 41)


Haberiniz olsun; gerçekten onlar, ondan gizlenmek için göğüslerini büker (Hak'tan kaçınıp yan çizer)ler. (Yine) Haberiniz olsun; onlar, örtülerine büründükleri zaman, O, gizli tuttuklarını da, açığa vurduklarını da bilir. Çünkü O, sinelerin özünde saklı duranı bilendir. (Hud Suresi, 5)

Hafta sonu Karakuzumla Serçe kuşu Benekli'nin başından geçenleri birlikte okuduktan sonra Rabbimizin Alim ismiyle neler verdiğini anlatmaya çalıştım.Arılara balyapma ,karıncalara toğrağın altında yuva yapma ,örümceğe ağ yapma becerisi verdiğini söyledikten sonra Karakuzu'ya sana neler vermiş dediğimde verdiği cevap karşısında o kadar çok güldüm ki bana topitop vermiş yalayabilmem için demez mi:))Bununla kalsa iyi giyebilmemiz için gelinlikde vermiş:)))))
Canım kızım bize akıl vermiş,düşünme-öğrenme yeteneği vermiş ;doğruyu yanlışı görebilmemiz için ihtiyaçlarımızı karşılayabilmemiz için.......En çok şeyi biz insanlara vermiş şükredebilmemiz için......
Bir inasan öğrenme yeteneği sayesende doktor olabilir ,mühendis olabilir bölümünde uzmanlaşabilir..Karakuzum evimizin etrafında inşaat çalışmaları devam ettiği için şu aralar inşaat mühendisi olmak istiyor.Daha geçen ay iyi bir pastacı olmak istediğini söylüyordu..İnşallah severek yapabileceğin bir mesleğin olur  yavrum.

11 Haziran 2010 Cuma

Öğrendimki


Yillar sonra ogrendim ki... Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsiniz. Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, Gerisini karsi tarafa birakirsiniz. Ogrendim ki... Guveni gelistirmek yillar aliyor, Yikmak bir dakika. ogrendim ki... Hayatinda nelere sahip oldugun degil Kiminle oldugun onemli. Ogrendim ki... Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mumkun Ama sonrasi icin bir seyler bilmek gerek. Ogrendim ki... Kendini en iyilerle kiyaslamak degil Kendi en iyinle kiyaslamak sonuc getirir. Ogrendim ki... Insanlarin basina ne geldigi degil O durumda ne yaptiklari onemli. Ogrendim ki... Ne kadar kucuk dilimlersen dilimle Her isin iki yuzu var. Ogrendim ki... Olmak istedigim insan olabilmem Cok vakit aliyor. Ogrendim ki... Karsilik vermek Dusunmekten cok daha basit. Ogrendim ki... Butun sevdiklerinle iyi ayrilman gerek Hangisi son gorusme olacak bilemiyorsun. Ogrendim ki... 'Bittim' dedigin andan itibaren Pilinin bitmesine daha cok var. Ogrendim ki... Sen tepkilerini kontrol edemezsen Tepkilerin hayatini kontrol eder. Ogrendim ki... Kahraman dedigimiz insanlar Bir sey yapilmasi gerektiginde Yapilmasi gerekeni Sartlar ne olursa olsun yapanlar. Ogrendim ki... Affetmeyi ogrenmek deneyerek oluyor. Ogrendim ki... Bazi insanlar sizi cok seviyor Ama bunu nasil gosterecegini bilemiyor. Ogrendim ki... Ne kadar ilgi ve ihtimam gosterseniz Bazilari hic karsilik vermiyor. Ogrendim ki... Para ucuz bir basari. Ogrendim ki... En iyi arkadasla sikici an olmaz. Ogrendim ki... Dustugun anda seni tekmeleyecegini dusunduklerinden bazilari Kaldirmak icin elini uzatir. Ogrendim ki... Iki insan ayni seye bakip Tamamen farkli seyler gorebilir. Ogrendim ki... Asik olmanin ve aski yasamanin cok cesidi vardir. Ogrendim ki... He sartta kendisiyle durust kalanlar Daha uzun yol yuruyor.' Ogrendim ki... Hic tanimadigin insanlar, iki saat icinde, senin hayatini degistirir. Ogrendim ki... Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatir. Ogrendim ki... Duvarda asili diplomalar Insani insan yapmaya yetmez. Ogrendim ki... Ask kelimesi ne kadar cok kullanilirsa, anlam yuku o kadar azalir. Ogrendim ki... Karsindakini kirmamak ve inanclarini savunmak arasinda cizginin nereden gectigini bulmak zor. Ogrendim ki... Gercek arkadaslar arasina mesafe girmez. Gercek asklarin da! Ogrendim ki... Tecrubenin kac yasgunu partisi yasadiginizla ilgisi yok, Ne tur deneyimler yasadiginizla var. Ogrendim ki... Aile hep insanin yaninda olmuyor. Akrabaniz olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve guven ogrenebiliyorsunuz. Aile her zaman biyolojik degil. Ogrendim ki... Ne kadar yakin olursa olsunlar En iyi arkadaslar da ara sira uzebilir. Onlari affetmek gerekir. Ogrendim ki... Bazen baskalarini affetmek yetmiyor. Bazen insanin kendisini affedebilmesi gerekiyor. Ogrendim ki... Yureginiz ne kadar kan aglarsa aglasin Dunya sizin icin donmesini durdurmuyor. Ogrendim ki... Sartlar ve olaylar, Kim oldugumuzu etkilemis olabilir. Ama ne oldugumuzdan kendimiz sorumluyuz. Ogrendim ki... Iki kisi munakasa ediyorsa, Bu birbirlerini sevmedikleri anlamina gelmez. Etmemeleri de sevdikleri anlamina gelmez. Ogrendim ki... Her problem kendi icinde bir firsat saklar. Ve problem, firsatin yaninda cuce kalir. Ogrendim ki... Sevgiyi cabuk kaybediyorsun, pismanligin uzun yillar suruyor..

Ataol Behramoğlu

4 Haziran 2010 Cuma

Kalbi kırık,gözü yaşlı Analarımız

İşim gereği okadar çok insanla muhattap oluyorum ki çoğu zaman yaşadıklarımın etkisinden kurtulamıyorum.
Bu gün yanıma tekerlekli sandalyede yaşlı bir teyzeyle, eşi birde  kızı geldi.Ben işlemlerini yaparken ;Teyze kızına : Kızım makinede çamaşırlar var asılacak dedi.Kızıda evde işim var dedi. O kadar üzüldüm ki...Kızı kısa bir süreliğene yanından ayrıldığı sırada sordum teyzeye .Bakanın  yok mu?Kaç çocuğun var diye. 5 kızının olduğu kimsenin pek gelip gitmediğini bu kızınında yakınında olmasına rağmen gelmediğini söyledi ve gözleri doldu .....Evlat mı hepsi boş dedi.Hastalığından dolayı ayakda duramadığını eşininde çamaşırları eğri astığı için rahatsız olduğunu söyledi.Sanırsam gençliğinde çok titiz olmalıydı.Teyzeciğim hiç üzülme  kızınada kendi çocukları yapar dedim.Anne kalbi işde ... Ne kadar üzülsemde Allah acılarını göztermesin.Evimdeki duvarların dili olsada bi konuşsaydı içime attıklarımı dedii...................

Her zaman annemle babamla  aynı şehirde olmayı isterdim.Kardeşlerimle ayrı ayrı şehirlerdeyiz..Canım annemle babam yapayalnızlar şimdi.Gerçi pek düşkün değiller ama gelip bi işlerinin ucundan birimiz tutsaydık istemezler mi hiç?Ayda bir anca gidebiliyorum malesef......

Gerçi çoğu yaşlıdan aynı şeyleri duyuyorum.Evlat mı hepsi boş diye....Biz nasıl olacağız acaba ...Annelik duygusunu yaşşattığı için Rabbime ne kadar şükür etsem az dediğim Karakuzum da yaşlandığımda üzücek mi beni.Rabbim herkezin kuzususnu hayırlı evlet etsin içinde Karakuzumuda......

Bir anne baba 9 evlada bakarmışda bi evlat bi anne babaya bakmazmış diye boşuna söylememiş atalarımız.Kız evlat annesine babasına düşkün olur derler ya arada istisnalar olabiliyor işde....
Teyzenin anlattıklarından ibret aldım ama inşaşah aynı hayal kırıklıklarını yaşayıpda başkaları benden ibret almaz .Rabbim kimseyi ibret alınacak durumlara düşürmesin.....

Ana babasından hayır dua alan evlatlar olabilmek dileğiyle.....

3 Haziran 2010 Perşembe

Beyşehir gezimiz



Hafta sonu iş yeri arkadaşlarımızla ailecek Beyşehire pikniğe gittik .Beyşehir gölünde önce bir gezinti yaptık O kadar kalabalıktık ki iki tekneye anca sığdık.Tekne gezimiz harikaydı.
Kendimi sanki bi teknede değilde büyük bir gemide sandım. İrili ufaklı küçük adalar vardı .
       

   Yılanlı Ada'da  indik Karakuzum çok eğlendi birlikde göle taş attık Daha yazacak çok şey var ama işler yoğun bu ara internette gezinemiyorum.Hele bloğuma hiç bakamıyorum .