“Çocuklarınızı çokça öpün! Her öpücük karşılığında cennette bir derece alacaksınız.Hz. Muhammed (s.a.v.)

28 Ekim 2009 Çarşamba

CUMHURİYETİ BÖYLE KAZANDIK






 
Çanakkale menüsü (Bayram dışı)

43. Alay 1. Piyade Taburu 1. Bölük, 1917 yılı yemek listesi;
15 Haziran Sabah: Üzüm hoşafı. Öğlen: Yok. Akşam: Yağlı buğday çorbası ve ekmek.
26 Haziran Sabah: Yok. Öğlen: Yok. Akşam: Üzüm hoşafı, ekmek.
18 Temmuz Sabah: Üzüm hoşafı. Öğlen: Yok. Akşam: Yarım tayın ekmek.
8 Ağustos Sabah: Yarım ekmek. Öğlen: Yok. Akşam: Şekersiz üzüm hoşafı, ekmek YOK

Halimize Bakıp Binlerce Kez Şükredelim arkadaslar bizim beğenmediğimiz olan bağzı we butun yemekleri bulmak o kadar çok istiyorlardı ki ama işte o listedeki yemeklerle vatanı kurtardılar tekrar unutmayalım ki onlar sayesinde karnımız doyuyor doymayanında allah yardımcısı olsun olmayanlarda versin dioyrum AMİN
 Karnı Doymayan Ama Yinede Savaşmaya devam Eden Vatanı Kendınden Önde geLen AtaLarımıza Çok teşekküR edeRim...
Kurtuluş Savaşı sırasında, erlere, sabah kahvaltısında verilecek olan siyah zeytin sayısının 3 veya 5 adet olması konusunda şiddetli tartışmalar yapıldığı da bilinen bir vakıadır. Bu konuya değinen bir tarihçi, mücadelenin tam olarak anlaşılabilmesi için, o zamanların meclis tutanaklarının incelenerek yayınlanması gerektiğini söylemektedir.
İşte, tarihimizin şanlı bir destanını yazan Türk Askeri, bu yemek listesi ile beslenerek yedi düvelin kuvvetini dize getirmiştir. Bu savaşta, Taşeli yöresi ve Toroslar diyarından da binlerce delikanlı cepheye koşmuş ve canlarını düşman mermilerine siper etmiştir. Bu askerlerden çok azı sağ olarak memleketlerine dönebilmiş olup, şehit olanların kimlikleri ve listeleri tutulmamış olduğundan iki nesil geçmiş olmasına rağmen bir çoğu unutulup gitmiştir. Köylerimizdeki geniş ailelerden 6 kişinin bu savaşlar sırasında askere alındığı ve sevklerinin yapıldığı, hiç birinin geri dönmemiş olduğu, isim ve sülale adlarıyla birlikte sabittir. Fakat, hafızası zayıf, okuyup yazması eksik denen bizler gibi, bu şehitlerin, yazanı, konuşanı ve hatırlayanı olmadıklarından unutulmuşlardır. Yazar “ şehitler, asıl unutuldukları zaman ölürler “ diye boşuna dememiştir.
Türk Vatanı’nın bölünmezliği, Devletimizin varlığı, Milletimizin birliği ve bağımsızlığımızın korunması için emek harcayanları, çaba gösterenleri, bu uğurda şehit olanları, gazilerimizi saygı ve rahmetle anarken, hepsine “ KAHRAMANLAR “ diye sesleniyoruz. Bu kutsal değerlerimiz aleyhine çalışanları ise “ HAİNLER “ diye sınıflandırmak zorundayız.
Yazan : Av. Naci SÖZEN

2 yorum:

ersin aktaş dedi ki...

sevgili arkadaşım çok güzel yazmışsın.
bu ülke için herşeylerini feda etmiş kahraman halkımıza minnettarız. asla unutmayacağız..
ama birde şimdiki durumu düşünün. atalarımızın zorluklarla kurduğu ülkemiz cuntacı ergenekoncu ve bölücü çapulcuların cirit attığı topraklara dönüşmüş.
dün ordumuz ülke için savaşırken bugün kemalist sabetaycı ordu halka savaş açmış ve ülkeyi yok etmek için çalışıyor.

İlkay dedi ki...

Paylaşımın için tşk ederiz.Bu vatan için canını veda eden Türk Askerlerinden Allah razı olsun mekanları cennet olsun inş.